TGF: KKTC, ANAVATAN İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR

Türkiye Gazeteciler Federasyonu(TGF)’nin 55.Başkanlar Konseyi Toplantısı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapıldı. Toplantıda oy birliği ile alınan kararlar ile oluşan sonuç bildirgesi şöyle:

21 Kasım 2017 Salı 16:16
Türkiye Gazeteciler Federasyonu(TGF)’nin 55.Başkanlar Konseyi Toplantısı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapıldı. TGF Üyesi KKTC Dış Basın Birliği’nin ev sahipliğinde iki oturum şeklinde yapılan toplantının ilk bölümünde “Kıbrıs Müzakereleri Konferansı” gerçekleştirildi.  KKTC Dışişleri eski Bakanı ve Başmüzakereci Özdil Nami, Birleşmiş Milletler nezdinde yıllardır süren ve sonuçlanamadan akamete uğrayan müzakere süreciyle ilgili birinci ağızdan ayrıntılı bilgiler verdi. İkinci oturumda ise mesleki bilgilerin paylaşıldığı, gazetecilik ile ilgili sorunların konuşulduğu ve çözüm yollarının arandığı 55. Başkanlar Konseyi Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılışında meslektaşlarına seslenen TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca,  Kıbrıs’ın Türkiye için önemine özel olarak vurgu yaparken; Federasyonun yurt içi ve yurt dışı temaslarının arttığını ve bundan böyle de Türk basının sesinin tüm dünyaya gururla duyurmaya devam edeceklerini ifade etti.TGF 55. Başkanlar Konseyi Toplantısı’nda oy birliği ile alınan kararlar ile oluşan sonuç bildirgesi şöyle:

TGF 55. BAŞKANLAR KONSEYİ

SONUÇ BİLDİRGESİ

16-11-2017/GİRNE-KKTC

1-Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘‘Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece ikmal yollarımız tıkanır. Kıbrıs'a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir...’’ diyerek büyük önem atfettiği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Anavatanımız için stratejik önemi asla yadsınamaz. Ada’da yaşayan, 1974 Barış Harekatı’na kadar onulmaz acılar yaşayan, kanlı infazlarla soykırıma tabi tutulan Kıbrıslı kardeşlerimizle ebediyyen devam edeceğini bildiğimiz ortak değerlerimiz de asla inkar edilemez. Sadece bu iki büyük neden bile Türkiye ile KKTC arasındaki kopmaz bağı tarif etmek için yeterliyken; Rum tarafının, Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan müzakerelerde sergilediği uzlaşmaz tutumun gerçek niyetleri ortaya koyduğunu belirtiyor, tam bin küsur yıllık tarihe sahip Kıbrıs’taki Türk halkını yok sayan tavrını şiddetle kınıyoruz.

2-Kıbrıs’ın tarihinde Türklerin yeri Rumlar henüz Ada’ya yerleştirilmeden çok ama çok öncesine dayanır. Kıbrıs ilk olarak Venedikliler tarafından Osmanlılara kiralanmış, böylece Türklerin Kıbrıs’taki mevcudiyeti ete kemiğe bürünmüştür. Bu nedele; sözde Yunan ‘Megalo İdea’sında iddia edildiği gibi Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı, gerçekleşmesi olanaksız bir ütopyadan öteye gitmeyecek, Ada’daki iki halkın bir arada eşit hak ve hukuk idealleri çerçevesinde yaşama taleplerini hiç bir zaman karşılamayacaktır. Rum tarafı, er ya da geç bu gerçeği kabullenmek zorundadır. Evrensel insan hak ve özgürlüklere inanan, halkların kendi kaderini tayin etme hürriyetini savunan çağdaş dünya ülkeleri de Kıbrıs Türk Halkının Ada’daki varlığını yadsımamalı; bir arada ve eşit koşullarda özgür ve bağımsız olarak yaşama taleplerine saygı duyarak destek olmalıdırlar. Bu bağlamda KKTC’ye uygulanan sosyal, siyasi, ekonomik ve hatta sportif ambargo ve kısıtlamalar tümden kaldırılmalıdır.

3-TGF’nin Türk Dünyası’na yönelik çalışmaları, özellikle Türk Dünyası çatısı altındaki gazetecilerin mesleki faaliyetlerini paylaşabilmeleri açısından ortak hareket etmeleri amacıyla gerçekleştirdiği etkinlikler, Kıbrıs’ı da kapsayacak biçimde geliştirilmeli, genişletilmelidir. Birincisi Eskişehir’de, İkincisi Tararistan’ın Başkenti Kazan şehrinde, Üçüncüsü de Kazakistan’ın Türkistan kentinde yapılan “Türk Dünyası Gazeteciler Şurası”nın Dördüncüsünün Kıbrıs’ta yapılması, KKTC’nin tanıtımı ve tanınırlılığına katkı anlamında büyük önem taşımaktadır. 2018 Yılı içerisinde düzenlenmesi planlanan Şura’nın, Kıbrıs’ta yapılabilmesi için gerekli sorumluluk ve duyarlılık gösterilmeli, resmi ve özel tüm kurum ya da kuruluşlar nezdinde şimdiden harekete geçilmelidir.

4-Anavatan’dan Ada’ya denizin altından su getirilmesi, kabul edilmesi gerekir ki, tarihi bir olaydır. Dünya tarihinde bir başka örneği olmayan bu proje, ülkemizin prestiji olmuştur ve başka ülkelerce de talep edilmeye başlanmıştır. Gerçek olan şu ki; Türkiye dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştireceği bu projenin benzerleri ile hazinesine ekonomik girdi de sağlayacaktır. Türkiye’nin Yavruvatan’a getirdiği bu su üzerinde Ada’da menfi yönde spekülasyonların yapılması ise üzücüdür, bir o kadar da kasıtlıdır. Anavatan’ın bu ve bunun gibi tüm dünyada ses getirerek prestij yaratan tarihsel yatırımları üzerinde yapılmak istenen karalama kampanyalarına fırsat verilmemeli, tam tersine bu tür projeler teşvik edilip desteklenmelidir. 

5-Ülkelerin kalkınmasındaki en önemli değerlerden biri hiç kuşkusuz turizmdir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de gerek İslam Dünyası ve gerekse hıristiyan alemi açısından çok önemli bir potansiyele sahiptir.  KKTC’de bu konuda çalıştaylarların yapılması ve kültür turlarının teşvik edilerek gerçekleştirilmesi çok yararlı olacaktır. Aynı şekilde Barış Harekatı’nda şehit ve gazi olanların aileleri ile ilgili özel çalışmalar yapılmalı, her birine hak ettikleri değerin verildiği, örnek gösterilebilecek anlamlı etkinliklerle gösterilmelidir.

Anahtar Kelimeler: Kktc, Anavatan, 55.sonuç Bildirgesi
Yükleniyor...